Fatih Sultan Mehmet’in “Hüner bir şehir bünyâd etmektir; reâyâ kalbin âbâd etmektir” sözü, şehircilik ve yönetim anlayışının sadece fiziksel yapılarla değil, insan odaklı bir yaklaşımla zenginleştiğini ifade eder. Bu özlü söz, medeniyetlerin gelişiminde şehirlerin rolünü ve şehir yönetiminde esas alınması gereken temel prensipleri özetler niteliktedir. Modern şehircilik anlayışında da bu derin felsefenin izlerini bulmak mümkündür.
Şehirlerin İnsan ve Medeniyet ile İlişkisi
Şehir, yalnızca bir yerleşim alanı değil; aynı zamanda bir medeniyetin ruhunu, kültürünü ve vizyonunu yansıtan bir yaşam alanıdır. Tarih boyunca, büyük liderler ve devlet adamları şehirleri inşa ederken, onları birer ticaret, sanat ve bilim merkezi hâline getirmek için çalışmışlardır. Ancak fiziksel ve ekonomik kalkınmanın ötesinde, şehirlerin asıl başarısı, içinde yaşayan insanların mutluluğu, huzuru ve refahıyla ölçülür. Fatih’in ifadesinde geçen “reâyâ kalbin âbâd edilmesi” ifadesi, halkın gönlünü kazanan bir şehir anlayışını vurgular. Bu, bugünün sürdürülebilir şehircilik kavramıyla birebir örtüşmektedir.
Şehircilikte İnsan Odaklı Yaklaşım
Modern şehircilik anlayışında, altyapı projeleri, yeşil alanlar, ulaşım çözümleri ve çevre dostu tasarımlar kadar önemli bir diğer konu da insan odaklı planlama anlayışıdır. Fatih Sultan Mehmet’in şehircilik vizyonu, halkın refahını önceliklendiren bir yönetime işaret eder.
Bu doğrultuda, şehirlerde:
1.Yeşil Alan ve Sosyal Donatı Alanları
Şehir sakinlerinin hem ruhsal hem de fiziksel sağlığı için parklar, bahçeler ve yürüyüş alanları gibi sosyal donatıların artırılması gereklidir. Tarihi şehirlerde bu anlayışın Osmanlı bahçeleri ve meydan düzenlemeleri ile yaşatıldığı görülür.
2.Adil ve Erişilebilir Hizmetler
Bir şehrin tüm mahallelerinde eşit hizmet sunulması, halkın gönlünü kazanmanın temel yollarından biridir. Fatih’in “kalbin âbâd edilmesi” anlayışı, bugünün kamu hizmetlerinin etkin ve adil bir şekilde sağlanması gerekliliğini vurgular.
3.Tarihî ve Kültürel Dokusunun Korunması
Şehirler, geçmiş ile gelecek arasındaki köprüdür. Bu nedenle, kültürel ve tarihî mirasın korunması, modernleşme kadar önemlidir. Fatih döneminde inşa edilen İstanbul gibi şehirler, bu dengeyi mükemmel bir şekilde yansıtır.
Günümüz Şehircilik Problemleri ve Çözüm Önerileri
Modern şehirler, hızlı nüfus artışı, trafik sorunları, çevre kirliliği ve sosyal eşitsizlik gibi ciddi problemlerle karşı karşıyadır. Bu sorunları çözmek için:
•Akıllı Şehir Teknolojileri kullanılarak enerji, ulaşım ve iletişim gibi alanlarda daha verimli çözümler üretilebilir.
•Halkın katılımını artıran şehir yönetim modelleri, karar alma süreçlerini daha şeffaf ve etkin hâle getirebilir.
•Çevreyi koruyan ve sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen projeler, uzun vadeli şehircilik stratejilerinin merkezinde yer almalıdır.
Fatih’in Şehircilik Felsefesinin Bugüne İlhamı
Fatih Sultan Mehmet’in sözü, bugün şehir planlamacılarının ve yöneticilerinin yol gösterici bir pusulası olmalıdır. Modern şehirlerin, tarihî dokusunu korurken aynı zamanda yenilikçi ve insan odaklı projelerle geleceğe taşınması, “hüner” kavramını yeniden tanımlamaktadır.
Sonuç olarak, bir şehir inşa etmek, yalnızca fiziksel yapılar oluşturmak değil, aynı zamanda insanların gönlünde iz bırakacak bir yaşam alanı kurmaktır. Fatih Sultan Mehmet’in vizyonu, her şeyden önce insanı merkeze alan, şehri insanla ve insan için inşa eden bir anlayışın rehberliğini sunar. Bu anlayış, bugünün şehirlerinin ruhunu yeniden keşfetmesi ve halkın gönlünü kazanan projeler üretmesi için eşsiz bir ilham kaynağıdır.